506
sayılı kanun gereğince SSK emeklilerinin aylığına haciz getirilemiyor, Ancak 5434 sayılı
kanun gereğince Emekli Sandığı'ndan emekli olanların aylıklarına ise her
türlü borç için haciz konulabiliyordu.
01 Ekim
2008'den itibaren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SS
ve GSS) Kanunu yürürlüğe girdi.5510
sayılı bu kanunun 93. maddesine göre;
"Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve
ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının Genel Sağlık Sigortası hükümlerinin
uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken
alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez..." denilmektedir .Bu maddeye göre ;
a- 30/09/2008 den önceki SSK ve Bağ-Kur
emeklilerinin gelir ve aylığı ile dul ve yetim
aylığı-geliri de haczedilemeyecektir.
b- 01 Mayıs 2008 ve sonrasında ilk defa
işe girmiş olan sigortalılar da , ileride iş kazası
meslek hastalığına uğrar ve kendilerine gelir bağlanırsa veya primlerini / yaşlarını
tamamlar ve emekli olup,kendilerine emekli aylığı bağlanırsa bunlarda hacze maruz kalmayacaktır.
C-30.09.2008 günü
ve öncesine işe girmiş eski memurların durumu ise 5510 sayılı Kanuna tabi
olmadıklarından durumları tartışmalıdır. Bilindiği
üzere, Anayasa Mahkemesi kararı sonrası yapılan düzenlemelere göre, memur emeklileri ile 30
Eylül 2008 günü ve öncesinde işe girmiş memurlar (kamu görevlileri) eski 5434 sayılı Kanuna tabidirler. 5434 sayılı Kanun ise emekli aylıklarının
haczine yasak getirmemiştir. Buna göre, eski memurlar ile memur emeklilerinin
aylıklarına haciz uygulanabilecektir, görüşü ağırlık kazanmış durumdadır
Haciz işlemi nasıl durdurulur? Hacze karşı itiraz etmek gerekir
5510 S.Y. 93 ve 88 maddesine göre emekli
aylıklarına haciz konulamaz deniyor.Ancak uygulamada
bunun geçerli olması için, mutlaka emeklinin emekli maaş haczine itiraz etmesi gerekiyor.
Alacaklılar,(İster banka borçları , ister başka bir borç için ), emekli aylığı üzerine haciz uygulayacak ise önce İcra Takibi yapmak için Sözleşmede yetkili
kılınan İcra müdürlüğüne başvurur.
Yetkili icra dairesi; Alacaklının gönderdiği Ödeme emrinin borçluya tebliğinden sonra da SGK'ya yazı gönderip emekli aylığına haciz ister.Emekli aylığına haciz uygulanan emeklinin
derhal itiraz etmesi gerekir. Bunu Ödeme emrini aldığı 7 gün içinde yapacağı
mal beyanı ile birlikte yapacağı gibi,daha sonra
maaşına haciz uygulandığını öğrendiği zaman da yapabilir.
SSK
yasasına bağlı emeklileri ile bu yasa
kapsamındaki özel banka-borsa emekli sandığı vakıf emeklilerinin ve Bağ-Kur
emeklilerinin aylığına haciz istenebilir, Ancak emekli buna rıza göstermez itiraz ederse
haciz kaldırılır. İtiraz etmez hacze rıza gösterirse haciz devam ettirilir.
*Yargıtay
Hukuk Genel Kurulu'nun 2004/12-202 esas, 2004/196 karar ve 31.03.2004 tarihli
kararına göre, "SSK emeklisi itiraz süresi içinde itiraz etmezse haciz
işlemi geçerlidir..."
Emekli
dilediği zaman itiraz edebilir
Emekli
maaşından Haciz-kesinti işlemine İcra Tetkik Hakimliğine Dilekçe ile itiraz
ettiğiniz andan itibaren İcra Tetkik Hakimliği gerekli incelemeyi yaparak
şartlar oluşmuşsa kesinti işleminin durdurulmasına karar verir.
Özel Banka emekli sandığı vakıflarından
maaş alan emekliler,Vakıf Senetlerinde ,SSK ilgili
maddesine atıfta bulunulduğunu itiraz dilekçesinde ileri sürmeleri gerekmektedir.Bu
konudaki bazı Yargıtay kararları aşağıdadır.
* Yargıtay 12.
Hukuk Dairesi 2006/1478 Esas,
2006/4877 karar ve 9.3.2006 tarihli
kararına göre, ”Haciz edilmezlik şikayeti için Maaşının Haczedilip Edilemeyeceği
Hususunda Maaş Alınan Vakfın Vakıf Senedinde Sosyal
Sigortalar Kanununa Yapılmış Atıf Olup Olmadığının Tespitinin Gerekmesi ,
Emekli ve Yardım Sandığı Vakfının
Vakıf Senedinde Sosyal Sigortalar Kanununa Yapılmış Atıf Olması Halinde
Emekli Maaşının Haczedilememesi
gerektiğine..”
* Yargıtay
11. Hukuk Dairesi 2001/10143 Esas , 2002/2566 Karar , Tarih: 21.03.2002
Kısmen haczi caiz olan şeyler Bağlanan
gelir ve aylıkların haczi ve Aylıklara uygulanan bloke işleminin kaldırılması
ve tahsili ,Temlik senedi
506
sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'na göre bağlanan gelir ve aylıklar ile
sağlanan yardımlar haczedilemez. İcra İflas Kanunu 83. maddesi uyarınca
borçlunun, hacizden önceki bir dönemde haczi caiz olmayan bir malın
haczedilebileceği hakkında alacaklı ile yapmış olduğu anlaşma geçerli değildir.
Bu durum karşısında davacının imzaladığı temlik belgesinin, maaşta tasarrufu
engelleyici nitelikte bir sözleşme olduğu ve Borçlar Kanunu 19. ve 20.
maddeleri uyarınca geçersiz sayılacağının göz önüne alınması gereklidir.
*
Yargıtay 11'inci Hukuk Dairesi 2002/1508 Esas , 2002/5286 Karar , Tarih:
27.05.2002
Emekli maaşı Kredi borcunun ödenmemesi
,Haciz ,Takas ve mahsup
Takası mümkün olmayan alacaklar
SSK
Kanunu gereğince bağlanacak gelir veya aylıklar ve sağlanacak yardımlar
nafaka borçları dışında haciz veya başkasına devir ve temlik edilemeyeceği
gibi, bu mal ve hakların haciz olunabileceğine dair önceden yapılan
anlaşmalar geçerli değildir.
Yine, bu
alacakların takası da kabil değildir. Bu itibarla şahsa imzalatılan,
kullanılan kredi borcunun yatırılmaması halinde emekli maaşının kesilmesine
yetki verildiğine dair belge baştan itibaren batıl olup, buna dayanarak
yapılan kesintilerin yasal dayanağı bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece,
davacının emekli maaşından kesilen miktarın bankadan tahsiline karar
verilmesi gerekir.
3-
İtirazdan önceki kesinti için ayrı mahkeme
Emekliler
geç itiraz etmişse; daha önce emekli aylığından kesilen miktarın ne olacağı
konusu ise dava edilmesi gereken bir durumdur. İcra kesinti işlemine itiraz
ettiğiniz andan önceki kesintiler için (Asliye Hukuk) mahkemesinde de Alacaklı banka/Şahış aleyhine
dava açılması gerekir. Dava sonunda, emekli aylığından daha önce yapılan icra
ve kesintileri de geri alınabilir. Bu arada, emekliler baştan icra işlemine
rıza gösterip ses çıkarmasalar bile daha sonra diledikleri an cayıp, bankayı
veya alacaklıyı şikâyet edip, söz konusu haciz işlemini durdurma hakkına da
sahip.
Bu
konuyla ilgili olarak Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin de bir kararı bulunuyor.
Söz konusu yargı hükmü için Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2006/14978 esas ve
2006/17396 karar sayılı, 26.09.2006 tarihli kararına bakılabilir.
|